Korece tercüman Bayram Serdar İşgör ile röportaj

BSİ Tercüme

Korece tercüman Bayram Serdar İşgör ile röportaj

Bugün Korece yeminli tercüman Bayram Serdar İşgör ile bir röportaj yapacağız. Kendisi uzun yıllardır Korece – Türkçe dil çiftinde yeminli tercümanlık yapıyor. Merhaba Serdar Bey, kısaca kendinizden bahseder misiniz?


Erciyes Üniversitesi – Kore Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdikten sonra Seul’de bulunan Yonsei Üniversitesi’nde Yüksek Lisans ve Doktora’mı tamamlayıp ülkemize geri dönüş yaptım. 2003 yılından itibaren Korece yeminli tercüman ve Adli Bilirkişi olarak görev yapmaktayım.
Yaklaşık 10 sene Ekonomi Bakanlığı’nda Ekonomi Bakanı’nın tercümanı ve protokol uzmanı olarak görev yaptım. Daha sonra aslında hep amacım olan ve sadece sevdiğim işi yapmak için görevimden istifa edip, BSİ Tercüme ve Danışmanlık Hizmetleri’ni açtım.

 

 Korece diline karşı merakınız nereden geliyor? Kore Dili ve Edebiyatı bölümünü kendi isteğinizle mi seçtiniz yoksa ailenizin yönlendirmesi oldu mu?

Aslına bakarsanız Kore diline merakım önceden yapmış olduğum uzakdoğu sporlarından geliyor.  Fakat bölümü seçmemin sebebi merakım değil, gelecekteki iş potansiyelini görmemdi. Bir nevi ticari bir seçim. Eminim ki, nasıl bir potansiyel gördüğümü düşünüyorsunuzdur. Bizim dillerde Korece olsun, Çince olsun, Japonca olsun tercümanlığa ek olarak ticaret yapma şansınız da var. Bu bağlamda ülkenin şartlarını iyi bilince ithalat-ihracat olanağı da artıyor. Bunun nedeni de şu,
diğer dillere göre Asya dillerinden herhangi birini okuduğunuzda dilinizi geliştirebilmek, o ülkenin kültürünü, siyasal yapısını, ticari yapısını yakından görebilmeniz için o ülkede kalmak ve dil eğitiminize orada devam etmeniz gerekiyor. Aksi takdirde üniversitelerde verilen eğitim ile dil bilginiz, pratiğiniz yetersiz kalıyor. O ülkede kaldığınız zaman zarfı içerisinde aklınızı kullanır ve çabalarsanız, yeni dostluklar ve ticari bağlamda bağlantılar edinmiş olursunuz.

 

Kore Dili ve Edebiyatı bölümünü ailemin yönlendirmesi olmadan kendi isteğimle okudum.  Ailemin yönlendirmesi ile okuyacak olsaydım ya mühendis ya da İngilizce mütercim-tercümanlık bölümü okumuş olacaktım.

 

Kamuda tercüman olarak çalışmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Bir kamu kurumunda tercüman olarak çalışmanın avantajları bana göre şunlardır;

– Eğer kurumda yöneticileriniz tarafından sevilirseniz, gözlerine girerseniz pozisyon olarak yükselirsiniz. Yöneticileriniz hangi ülkeye giderse sizde onlarla beraber gidersiniz, hem gezer hem de işinizi yaparsınız. Güzel bir yanı da cebinizden para çıkmadan farklı ülkeleri gezmiş olursunuz. Tabi bu belli başlı kurumlar için geçerli. (Ekonomi Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı gibi)

  • Toplumumuzda belli bir saygınlığa erişebilirsiniz. Yani şöyle söyleyeyim, ailenize, eşinize vs sorduklarında sizin için şu bakanlıkta tercüman olarak çalışıyor, şu bakan, bu müsteşar vs nereye gidiyorsa yanında oğlum, eşim de oraya gidebiliyor derler. Çok önemli mi? Bence değil.

Gelelim dezavantajlarına;

  • 7/24 telefonunuz açık olmalı, yöneticileriniz size her an ulaşabilmeli. Ulaşamadıklarında aranızda sorun çıkabilir.
  • Yeri geliyor mesleğinizden hariç işlerde yapmak zorunda kalıyorsunuz. Sevmediğiniz bir şeyi bile mecburi olarak yapma durumunda kalabiliyorsunuz.
  • Sözlü çeviriye ek olarak, sayfalarca metni çok kısa sürede yazılı olarak tercüme etmeniz gerekebiliyor.
  • Çok yoğun çalışma temposuna rağmen maaşınız devlet memuru maaşı oluyor genellikle. (Kadronuzun karşılığı olan sabit maaş)

 

Kamuyu bırakıp kendi tercüme büronuzu açtınız. Tercüme bürosu açmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Kamuyu bırakmamın sebepleri yukarıda bahsettiğim dezavantajlar ve belki idealist diyeceksiniz ama sadece kendi mesleğimi veya kendi mesleğimle ilgili bir iş yapmak istememdir.

Tercüme bürosu açmanın avantajları bana göre şunlar;
1.  Ülkemiz şartlarında en önemli şey ekonomik durumdur. Yani para kazanmaktır. Bir tercüme bürosu, sabit maaşlı çalışan bir insandan daha fazla gelir elde eder.

  1. Sabit maaşlı bir işte iletişim kurduğunuz insandan daha çok insanla iletişime geçer, insanları tanıma şansını ve çeşit çeşit alanlarda bağlantılarınız olur.
  2. En önemlisi de başınızda bir patron olmaması ve kendi kendinizin patronu olmanızdır.

Tercüme bürosu açmanın dezavantajları;

Her işin bir zorluğu olduğu gibi tercüme bürosu açmanın da zorlukları var. Sonuçta hizmet sektöründe ticaret yapıyorsunuz.

  • Müşterilerinize en iyi ve en uygun şekilde hizmet vermek için yeri geliyor karınızdan kısarak iş yapıyorsunuz. Yeri geliyor ödemenizi alamayıp, davalık olabiliyorsunuz.
  • Her ay ödeyeceğiniz vergileri, giderleri hesaplama yapmak zorundasınız.
  • Özel sektör olduğundan dolayı noterler kapalı olsa bile Cumartesi günleri de büronuza gelip çalışıyorsunuz.
  • Tercüme sektörü bütün sektörlerden etkilenir. Örnek olarak makine sektöründe işler kötüye giderse sizin işlerinizde kötüye gider veya iyi yöne doğru giderse sizin işler de açılır. Sektörlere diğer bir örnek, turizm sektörü. Turizm sektöründe de işler kötüye giderse kötü yönde etkilenirsiniz, iyiye giderse iyi yönde etkilenirsiniz. Kısaca tercüme sektörü her sektörle doğrudan bağlantılıdır.

 

Firmanız hangi dillerde ve hangi alanlarda yeminli tercüme hizmeti vermektedir?

Firmam olan BSİ Tercüme ve Danışmanlık Hizmetleri www.bsitercume.com başta Korece, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rusça ve Arapça olmak üzere 102 dilde noter onaylı ve yeminli tercüme hizmeti vermektedir. Ayrıca müşterilerimize şu alanlarda da hizmet vermekteyiz:

  • Nüfus kayıt örneği çevirisi, pasaport çevirisi, sözleşme çevirisi, vekaletname çevirisi, muvafakatname çevirisi vs.
  • Ticari Danışmanlık Hizmeti (Özellikle Kore için: Pazar araştırması, firma bulma, anlaşma yapma, şirket kurulumu vs.)
  • Vize Danışmanlık Hizmeti (Vize için gerekli evrakların tercümesi, vize takip işleri. İngiltere vizesi, ABD vizesi, Schengen vizesi, Avustralya vizesi vs.)

 

Korece öğrenmek isteyenlere vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?

  • Korece ilgili kaliteli bir eğitim veren kurum/kuruluştan eğitim almalılar.
  • Hanca yani eski Çinceyi iyi öğrenmeleri gerekiyor. Hanca bilmediğiniz takdirde ne okuduğunuz gazeteyi ne de haberleri anlayabilirsiniz. Hukuk dilinde olsun birçok alanda hanca kelimeler bulunmakta.
  • Bol bol çeviri yapmalılar.
  • Bol bol TV programları, filmler izlemeli, bol bol okumalılar.
  • Bol bol pratik yapmalılar. Ülkemizde bol bol pratik yapmak çok zor. Eğer Korece’yi ileri düzeyde öğrenmek veya geliştirmek istiyorlarsa Kore’ye gidip, yanlarında hiçbir Türk olmadan bir süre yaşamaları gerekiyor. Eğer yanlarında Türk arkadaşları olursa Korece’den çok Türkçe pratik yaparsınız. Bundan dolayı Korece’nizi geliştiremezsiniz.

 

Detaylı bilgi için www.bsitercume.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Call Now Button0534 204 11 06